Sabah’ın altısı,altı buçuğa
var otuz dakika
Yorgun bir gecenin ardından kalanlar
elimde ki ucuz sigara ve boş bakışlar

Yaralayan neydi bizi ve kaderimizi
solmayan bir gecenin gülü gibi
Yüreğim yanarken bir sokağın kenarında
ellerimde kalan senden bana,ince-soğuk bir inilti

Mahpus gözlerimin ucunda ki sevda ateşi
gölgesinde çıtırtılarla yanan bir haykırış
Birde ayrılığın gelişi vardı ve mutluluğun gidişi
yüreğimin engin ovaları çatlıyor,karış karış

Geriye kalanlara bakmak belki bir acizlik
aciz ruhumda ki bu son çaresizlik
Yine hüzün bastı,efkarlı geceleri
Giden senmisin,yoksa bedbaht gölgen mi?

Yüreğimin kışlasında asker bir ruhun incileri
sadece geceye bırakılan ince ve soğuk bir inilti
Suskun pınarlarımdan akan gözyaşlarıyla raks ediyor
tüm mutlulukları bu gece,hüzün deryasına salıyor

Ne elimde kalan umut parçaları, ne de sevdiğim kızların silüetleri soğuk iniltilerimi susturamaz. Karanlık ritüellerimde ayrılırken veda hüzünlerimden, payıma kalan nedir bilemem..

   Yorgun argın dönerken eve, hayatın her anında yeni bir şeylerin olabileceğini düşündüm. Ben tesadüf veya şans diye birşeye inanmam. İnsanların şans dedikleri şey aslında vuku bulan birkaç hadisenin ortak sonuçlarıdır. Sıralanmış olayların doğurduğu bir sonuçta diyebiliriz. Herneyse şans veya tesadüf kavramlarının felsefi açılımlarını şimdi burada açıklamak bir hayli zahmetli ve yorucu bir iş. Oysa ben daha çok rahatlamak için karalıyorum birşeyler. Rahatlamakta ki maksadım fizyolojik bir rahatlıktan ziyade daha çok ruhun dinginleşmesi veya huzur bulması sanırım.

  Evet nerde kalmıştık;”hayatta her anda farklı şeylerin olabileceğinde.” Daha fazla »

Sıradan,falsolu günlerden birinde kaybolmuş gidiyorum. Adana’nın sıcağı beni öldürüyor. Sanki Tanrı cehennemin varlığını ispatlamak için Adana’yı yaratmış. Böyle kavrulurken vücudum uzakta ki iş yerime yürüyerek gidiyorum. Kulaklığımı taktım sessiz sedasız sıcağın altında terliyerek yürüyorum. Kulaklarımda önce bir Farid Farjad parçası Anroozha-4 ‘den birşeyler dinliyorum. Biraz daha ilerlemişim yolda,dalıp giderken. Farid Farjad’ın hüzünlü parçaları sıcakta biraz daha kalbimi sıkıştırdı. Bu nedenle değiştirip Metallica’nın ”One” şarkısını açtım. Yıllar geçse bile bu parça hiç eskimiyor. Yürürken en çok yapmayı sevdiğim şey kulaklığımı takıp müzik eşliğinde türlü hayallere dalmaktır. Gerçi bazen bu hayaller tehlikeli olabiliyor,özellikle karşıdan karşıya geçerken.. :)

İşe yaklaşmışken omzumda bir elin sıcaklığını hissettim. Daha fazla »